| ||||||||||||||||
| ||||||||||||||||
Boş Günlerİyi günler. Tekrar yeni yazımızda beraberiz. İnşallah diğer yazımızda da beraber olacağız. Ama şimdi bugünkü yazımızda beraberiz. Hep beraber! Birlikte! Her neyse işi sulandırmadan günün özetine geçelim diyeceğim ama öyle bir şey yapmayacağım bugün. Bugün size bir hikaye anlatmak istiyorum. Gerçek Türk tarihinde olan bir olay. Hikaye hicri takvimde 19, rebiülahir 1249, miladi takvim de ise 1833 tarihli Takvim-i Vekayi gazetesinin 68. sayfasında yayınlanmıştır ki, bu gazete devletin resmi gazetesidir. "Tımova'da bir cadı türedi… Gün batımı evle de musallat olmaya başladı. Zahireye dair un, yağ, bal gibi nesneleri birbirine katar, kah yüklülerdeki yastık, yorgan, bohçaları didikler, dağıtırdı. İnsanların üzerine taş, toprak, çömlek atar ve sonrada kimse bir şey göremezdi. Kasaba halkı bunları vampir denilen kötü ruhların yaptığında karar kıldı. Bunun üzerine İslimye kasabasında vampir avcısı olarak tanınan Nikola adındaki adam Tırnova'ya getirildi. 800 kuruşa pazarlık edildi. Gecenin bir vakti sıkıntı çeken bütün mahalleliyi etrafında topladı. Gizemli ama işinin erbabıydı. Elinde resimli bir tahta vardı. Büyük bir kalabalıkla mezarlığa gitti. Vampir avcısı elindeki resimli tahtayı parmağında çevirdi. Resim; sağlıklarında, yeniçeri ocağının kanlı zorbaları olarak bilinen Tetikoğlu Ali Alemdar ve Apti Alemdar denilen iki sakinin mezarlarına karşı durdu. Mezarlar açıldı… Cesetler yarım kat büyümüş, kıllar ve tırnaklar dörder parmak uzamış, gözlerini kan bürümüştü. Herkes bunu gördü. Bu adamlar sağlıklarında her türlü fesadı irtikap etmiş, öldürmüş, ırza namusa musallat olmuş ama ne hikmetse yaşlarına riayet olunarak cellada verilmemiş, ecelleriyle ölmüşler idi. Vampir avcısı Nikola'nın tarifine göre bu cesetlerin yüreğine kazık çakılıp sonra da kaynar suda haşlamak gerekti. Bu işlemler aynen uygulandı. Ama etki etmedi. Nikola cesetleri yakmak gerek dedi. Bu ilginç husuta şerr'an izin verildi ve yeniçeriler yakıldı. Bunun üzerine de kasaba şerr'den lanetten kurtuldu." Hikaye hoşuma gittiği için sizlerle paylaşmak istedim. Bilmiyorum ne kadar inanırsınız veya inanmazsınız ama ben inanmış bulunuyorum çünkü bu tür şeyler hep ilgimi çekmiş ve inanma konusu benim için hiç sorun olmamıştır. Her neyse bugünlükte benden bu kadar. Sağlıcakla kalın… | ||||||||||||||||
| ||||||||||||||||