| | Uçurumun Ucundan Kötü Bir Manzaraya BakışUyumanın eşiğinde, yeni bir yazıya başlangıç yaparken sizleri selamlamaktan haz alıyorum. Neyse işin şakası bir yana tekrar İzmir'den Senirkent'e döndüm. İzmir'de o kadar güzel günler geçirdim ki inanın tekrar buraya dönmek hiç çekilmiyor. Sanırım buna benzer bir konuşma daha önce yapmıştım. İzmir'de ne yaptın derseniz gittiğim gün ile gezmeye başlamam bir oldu. İnanın ki her gün sürekli gezdim ve eğlenebildiğim kadar eğlendim. Buda kendimi teselli etmeme biraz yardımcı oluyor az da olsa. Düşünüyorum da, yahu ben buraya gelmek istemiyorum ama neden tekrar koşarak dönüyorum, buna henüz bir anlam verebilmiş değilim. Sanırım sorumluluk hissi bu olsa gerek. Ben ve sorumluluk. Aynı cümle içerisinde kullanılacağı hiç aklıma bile gelmezdi. Buraya yani Senirkent'e zorda olsa alışmış olmam artık benim için bir avantaj ve büyük kolaylık sağlıyor. Bugünkü yazımın çok sıkıcı olduğunun farkındayım ama şu anki halimi görseniz inanın bana hak verirsiniz. Saçım başım dağınık, gözlerim kanlı ve olabildiğince şiş ve saat gece 1.5 oldu. Sevildiğinizi bilin..! Kimse için bu saatlere kadar oturup da bir şey yazmamışımdır. Ben ki kız arkadaşlarıma bile bir mesaj göndermeyen bir insandım. Yok olmayacak böyle. Bu Senirkent beni inanın bozdu. Buraya döndüğümde az da olsa arkadaşlarımı özlediğimi fark ettim . Özlemek zorundayım çünkü burada sıkıntımı üzerinde atabileceğim tek nesne, cisim, kütle veya her neyse… Biraz kötü müyüm neyim ? Geldim gelir gelmez birde derse girdim. Sarhoş gibiyken derse girmek nasıl diye hep merak etmişimdir. Bugün bu konu hakkında ilk deneyimimi kazandım. Her neyse. Kafam yine aynı kıvama gelmek üzere ve ben yarın derse sağlam kafayla gitmek istiyorum. İzninizle gitmem lazım. Sizleri seviyorum. Beni sizler yarattınız (annem ve babam haricinde kimse üzerine alınmasın..!). Hepinize iyi günler dilerim. Saygılarımla… (Ağlamak İstiyorum) | | |