| ||||||||||||||||
| ||||||||||||||||
YAĞMA VE HÜCUMLARHerkese yeniden merhaba; bazı arkadaşlar başlığı okuyunca yağma ile hücum aynı şey zaten diyebilirler, evet öyle düşünülebilir ama işin derininde anlatılmak istenen farklıdır. Bu fark da şudur ki; yağmalamak: ihtiyaçlar için karşı tarafın kaynaklarını sömürmektir. Hücum ise: normal olarak düşünebileceğimiz "karşı tarafa zarar verme amacı güden" saldırılara denir.![]() Yağma yapmak oyunun olmazsa olmazlarındandır. Oyunda en önemli şeylerden biri askeri gücünüz, diğeri ise hammadde üretiminizdir. Bununla paralel olarak yağmalarınızdan gelen hammaddeler de çok önemli duruma geliyor. Eğer iyi bir yağma grubunuz varsa, yani yakınlarınızda size her gittiğinizde belli miktarlarda hammadde veren köyler varsa buda sizin gelişiminizi doğru orantılı olarak etkiler. Sömürgelerinizden gelen hammaddeleri kullanarak asker basar veya gelişiminize katkı sağlarsınız. Öyle ki ekonomik planlarını buna göre yapan çoktur. Özelliklede tahıl konusunda böyledir. Benim düşüncem o ki; tahıl konusu önemli bir konudur ve yağmalara güvenilerek asker basılmaması gerekir. Ama hammaddeler rahatlıkla her yönde kullanılabilir. Eğer oyunun başlarında kısa zamanda 3–5 asker basmayı başarabilirseniz kalkınmanıza büyük katkısı olur o askerlerle yaptığınız yağmaların. En basit bir örnekle; diyelim ki saatlik üretiminiz yetersiz ve askerlerinizi yağmaya yolladığınız köyün sahibi de yeni bir yapı kurabilmek için hammadde depolamış. Yaklaşık 5 saattir bekliyor. Eğer bunu denk getirebilirseniz, yağma yaptığınızda o 5 saat geri kalırken siz 5 saatlik hammadde üretiminiz bir anda geldiğinden 5 saat ileri gidersiniz. Aradaki fark 2 katı olur. Böylelikle onun gelişip size engel olabilecek bir düşman olmasını durdurursunuz hem de birkaç saatlik hammadde üretiminizi kısa bir sürede karşılamış olursunuz. Sanırım yağmanın önemini anlatabildim. Şimdi ise "Hücum"un ne olduğuna bir bakalım... Artık sunucunuzdaki oyuncular geliştikçe yerleri dar gelmeye başlar, farklı şeyler yapmaya yönelirler, düşmanlarını alt etmek istemeye ve diğer sebeplerden dolayı büyük savaşlar yapmaya başlarlar. İşte artık hammaddeyi, yağmayı bir kenara bırakma vakti gelmiştir. Bu andan sonra kişilerin askeri güçleri, birliklerin ise strateji ustalıkları ve yardımlaşma-birlikte hareket etme yetenekleri konuşur. Artık kimse kaybedeceği askerleri, hammaddeleri ve vakti düşünmeden düşmanına en büyük zararı vermeye çalışır. Bunu yapabilmenin en kesin yolu ise "Mancınık saldırıları"dır. Mancınık saldırılarını ancak HÜCUM şeklinde yapabiliriz. Oyunun kuralı bu ki mancınıkların ateş etmesini istiyorsak ordumuzu "Saldırı: Hücum" şeklinde yollamalıyız düşmana. Peki, nedir yağmadan farkı? Yağmada askerlerin belli hesaplara göre sadece bir kısmı ölür. %90lık bir oranla askerlerinizin bir kısmı geri döner yağma seçeneği ile yolladığınızda. Ama değim yerindeyse önceki yazılarımda da dediğim gibi "hücum" şeklinde yağma ölümünedir. Yani ya sizin ya da karşı tarafın bütün askerleri ölene dek savaş devam eder. Buda askeri gücü olanın kazanması demektir. Genelde saldıran daha karlı çıkar. Ama çok tehlikeli devasa büyüklükte bir orduyu bile tamamen yutabilecek olan savunma vardır ki bunlar tek kişi ile olmaz. Birliğin elemanları yada anlaşmanız olanlardan destek alarak gelen saldırıyı püskürtmeniz mümkündür. Normal hücum için illaki mancınığa gerek yoktur tabii ki. İsteğe bağlı olarak diğer sebeplerden dolayı rakibin savunması yok edilmek istenebilir. Bunun içinde hücum gerekir. Tabii ordunuzu gözden çıkarabilirseniz;-) Mancınık geliştirilebilir bir araçtır oyunda. Yani örneğin askeri üssü 20. seviyeye kadar kurduğunuzda mancınık çift atış yapar. Gelişmişliğinize göre karşı tarafın hedeflerini daha ayrıntılı görebilirsiniz. Geliştirilmesi ve üretimi pek de kolay olmayan ve buna nazaran beslemesi de büyük sıkıntı olan mancınık bazı durumlarda çok büyük rol oynar. Tabii ki mancınığı yollarken normal hücum ile yollamanız gerektiğinden karşı tarafın savunmasını alt edebilecek güce sahip bir ordunuzda olması lazımdır. | ||||||||||||||||
| ||||||||||||||||